hidrolik and pnömatik

Hidrolik Pnömatik sektörü 2007 yılının son aylarını fuarlar sayesinde oldukça yoğun ve hareketli geçirdi. Hidrolik&Pnömatik Dergisi olarak bizlerde hem fuarlar hem de sektörle ilgili organizasyonları yakından takip ederek, bu etkinliklere katılamayan sektör çalışanlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Söz konusu etkinlikler firmaların yeni ürünlerini sergileyerek müşterilerine ulaşması ve beraberinde etkin bir bilgi paylaşımının sağlanması için büyük öneme sahip.

Ancak şunun altını çizmek gerekir ki, fuarlar aynı zamanda ciddi bir ticaret ortamı sunar. Firmaların önemli kaynaklar ayırarak katıldıkları fuarlarda etkin bir strateji izlemeleri, geri dönüşlerin kısa ve hedeflenen oranda gerçekleşmesini sağlar. Burada fuar organizatörlerinin de oldukça planlı ve ileri görüşlü davranmaları gerekiyor. Nitekim bizzat katıldığımız bazı fuarlarda yaşanan organizasyon eksikleri, katılımcıların devamındaki fuarlara karşı tutumunu olumsuz etkiliyor. Hatta bu firmalardan bazıları fuar çalışmalarını askıya alıyor.

Bugüne kadar düzenlenen birçok uluslar arası fuar, ilgili sektörlerin gelişmesini ve kimlik kazanmasını sağladı. Ülkemizde son yıllarda yaygınlaşan fuarların da yurtdışında ki benzerlerinin ulaştığı başarıya ulaşması ülke ekonomisini de yakından ilgilendiriyor. Dolayısıyla fuar öncesi planlamalar, hedef kitle, tanıtım, ulaşım gibi unsurların mükemmel bir şekilde bir araya getirilmesi; temelde firmaların, genelde ise sektörlerin ve ülke ekonomisinin gelişimini tetikleyecektir.

Hidrolik Pnömatik Sektörü ve Lobicilik
Hidrolik Pnömatik sektörünün son 30 yılda yakaladığı ivme memnuniyet verici. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren sektör kimliğini bulmaya başladı. Teknolojik anlamda firmaların kendini geliştirmesi, rekabetin olumlu yansımaları Türk Hidrolik Pnömatik sektörünün markalaşmasının önünü açtı. Ancak sektörümüzdeki olumlu gelişmelerin yanında mevcut sıkıntılar firmalar üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor.

Hidrolik Pnömatik Kongresi öncesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi almak için görüştüğümüz Prof. Dr. Tuna Balkan, sektörün genel sıkıntılarını değerlendirirken özellikle; Ar-Ge yetersizlikleri, Sektörle ilgili teknolojik ve endüstriyel birikim yetersizliği, Sermaye yetersizliği, Finansman yetersizliği, Yüksek girdi maliyetleri, Düşük verimlilik, Kalifiye ve iyi eğitilmiş işgücü yetersizliği gibi sorunlara dikkat çekti. Bu maddelere ekleme yapmak gerekirse, 2007 yılının geneline yansıyan seçim atmosferine vurgu yapmak yerinde olur.

Zira seçim ekonomisinin etkileri piyasada önemli ölçüde ödeme sıkıntısına neden oldu. Görüştüğümüz birçok firma yetkilisi, alacaklarını tahsil edememekten ya da uzun vadeli ödeme tekliflerinden şikayetçi. Hidrolik Pnömatik sektöründe faaliyet gösteren firmalar 2008 yılına daha olumlu bakmaya çalışıyorlar. Ancak söz konusu olumlu beklentilerin anlam kazanması için konu ile ilgili tedbirlerin bir an önce alınması şart. Burada Almanya örneğini vermek yerinde olacak.

Zira Almanya’nın sanayileşme sürecinde oldukça etkin olarak faaliyet gösteren Non-Govermant Organization yani Türkçe ifadesiyle Hükümet Dışı Örgütler, sektörlerin sorunlarını kamuoyuna duyurmada, çözüm üretmede ve çözümlerin uygulanması için lobi faaliyetleri yürütmede büyük başarılar elde etmişlerdir. Bu kavramın genelde ülkemizde, özelde ise Hidrolik Pnömatik sektöründe hayata geçmesi ve sorunların çözümünde politik ve ekonomik lobi faaliyetleri yürütecek birimlerin oluşturulması, sektörün geleceğe daha güvenli bakmasını sağlayacaktır. AKDER bu konuda sektörün en büyük şansıdır. Firmalarımızın kendi menfaatleri için AKDER çatısı altında seslerini daha yüksek duyurmaları, sorunların giderilmesine katkı sağlayacaktır.

Sağlıklı, mutlu ve bol kazançlı günler dilerim…